12 Mayıs 2012

anneler günü & ales & cuma p.

eminönü hayattır, tahtakale candır, cuma pazarı gönüllerin mutlaka bi' şeysidir............. falan gibi laflar edeyazıyorum şu an. ama biliyorum artık baydım. o yüzden demeyeceğim böyle şeyler.
evet yine cuma pazarındaydım; evet pazar çok güzeldi, meyveler çok cici, sebzeler şıktı. ama bu kadar.... daha da gitmem zaten. davos benim için bitmiştir.
neyse...
anneler günü geliyor. anneler günü gibi günlere kurban olmak istemiyorsam da, ailecek televizyona bakarken anneler günüyle alakalı reklamlar çıktığında düşüncelere gark olmayayım diye alıyorum anneme bi' şey. tamamen sembolik, küçük bi' şey ama. (annem biraz memnun olsun, azcık yüzü gülsün de, ben kapitalizmin kölesi olmuşum, çok mu. değil.) 
geçen yıl galata'dan bir dükkandan keçeden yapılma bir biblo almıştım. fena olmamıştı bence. bkz: şekil 1a. 
galata'ya gitmeyeli galiba 7-8 ay oldu. özlemimi bahsi geçen dükkandan birkaç fotoğrafla gidereyim. sonra da gideyim kendim. anneler günü ile birlikte ales de geliyor malum, bi' deneme sınavı çözeyim, iyi gelir belki. ayrıca ben devamlı ayağını masanın ayaklarına çarpan bir kişi olmakla birlikte, bu şekilde parmağını kırabilen de bir insanım bugüne bugün. öyle şiddetli çarptım ki kırıldı. kırık şu an. :( ales'e terlikle gidicem galiba. :/ ühü. iyi günler.

























6 yorum:

güzel şeyler dükkanı dedi ki...

geçmiş olsun.dikkat et :)bu bloğu çok sevdim sanat kokusu mu aldım ne..takipte olacağım..

Nur. dedi ki...

teşekkürler. :)
sanat kokusu alan burunlara saygımız da sonsuz ayrıca.
x

NeLLy dedi ki...

o kadar konuştuk, şu parmak konusuna değinemedik bak. çok geçmiş olsun :(
ales'e terlikle girdiysen tek sorumlu o terlik, emin ol!

Nur. dedi ki...

ohoo, kulağım yandı telefonda ama, daha konuşsak konuşurduk tabii ki. konuşçak bir sürü şey var. iyi, kötü. :/
terlikle gitmedim ama sınavın ortasında bana gelenler geldi, çektim yanımdaki sandalyeyi ayağımı uzattım. çok ağrıyo. :(

ayşe ç. dedi ki...

keçeye bayılırım, bu biblolara da bayıldım :) galatadaki bu dükkanı bulabilir miyiz acep arasak... blogunuza da bayıldım ayrıca, meyye'nin cuma pazarı-kumaş postunda sizin linki vermesiyle ulaştım blogunuza, hemen takibe aldım :) sanat kokusunu ben de alıyorum :) anneniz de tam benim kafa bu arada. yaşım 27 ama bir sağlıklı-doğal beslenmedir tutturdum şu aralar, imkanım olsa anneniz gibi kendi tavuğumu beslerim :) selam ve saygılarımı sunarım .neyse çok uzattım. takipteyim inşallah

Nur. dedi ki...

hemen kulenin dibinde bu dükkan zaten, girişin karşısındaki dar sokakta. bulursunuz.
annem benim de kafa :) ama ben olsam gidip bi' köyden alırım tavuğu, yumurtayı. hiç üşenmiyo kendi uğraşmaya. :)
selam ve sevgi benden.