13 Mayıs 2012

benim annem, doğal annem.

ales çok kötü geçti. iki deneme çözmek yerine oturup adam gibi çalışmam gerekiyormuş meğer. yetmiş puan alabilirsem iyi yani. sınavı bitirip soru kitapçığını kapattıktan sonra cevap kağıdına döndüm, boş bıraktığım on beş soruyu rastgele işaretledim. aslında rastgele değil, epey şekilli oldu. :/ bakalım.
sınava kartal'da girdim. çıkışta annem aldı beni, dosdoğru dayımın yanına gittik. dün ikisi keresteciye gidip bir sürü malzeme almışlardı. bugün de dayım annemin tavuklarına kümes yapmaya başladı kendi garajında. :/ kümes değil aslında, saray yavrusu. çizdiği plana baktım da... süper. biraz ben de yardım ettim, ellerim falan morardı yani, o derece; kümesin direkleri dikildi bugün. yakında biter herhalde. (bu arada, dayım dedi ki benden çok iyi çırak olurmuş, okumak falan boşmuş, manyak manyak uğraşıyormuşum.)
şimdi olayın özüne döneyim.
benim annem... marketten yoğurt alsak kafamıza oklava indirecek kadar sinirleniyor. (bir sürü de oklavası var, boy boy.) her pazar sütçüden süt alıp, üç tencere yoğurt yapıyor. kaymak yapıyor. bazen peynir de. bahçede bir sürü sebze zaten yetiştiriyor. ekmeği de kendisi yapıyor arada. her şey tamamen organik yani. şimdi de yumurta üretimine girişti. bir sürü civciv aldık. malum tavuk da yiyemez olduk son dönemde duyduklarımızdan sonra; organik tavuk diye markette satılanlar da elli-altmış lira, üstelik ne oldukları belli de değil... yiyemiyoruz yani. işte annem de ileride horoz olanlarını keser yeriz, tavuklar da yumurta yapar diye bir iki hafta aralıkla toplam yirmi tane civciv aldı. bir de onlara baksın diye kocaman bir tavuk. ama kalacak yerleri yok gariplerin. ilk aldığı on civcive selede sepette bakıyorduk da, dün sabah tavuk alıp gelince, şöyle bir şey yaptı mecburen:


























şu an bunun içinde takılıyorlar. ama ben biraz endişeliyim. çünkü... bizim sitede bir horoz vardı, üst komşunun -sabah milleti uyandırsın diye galiba- beslediği horozu. başka bir komşunun da köpeği var. köpek horozu yedi. :O bizim bahçeyi gübrelemeye geliyor arada, gelmişken bunları da görürse affetmez diye korkuyorum. bilmiyorum. neyse.
bakalım bu civciv, tavuk, horoz, kümes işi nasıl gelişme gösterecek. heyecanla bekliyoruz.
yeri gelmişken annemin ekmek olayını da ölümsüzleştireyim, bence artık uğraşmaya vakit bulamayacak çünkü.
un, su, maya, tuz:





































iyi günler, mutlu yarınlar.

6 yorum:

Nilla dedi ki...

yalnız o ekmeğin tarifini almalıyım. Ya da zahterimi ve zeytinyağımı alıp size gelmeliyim. Nasıl kabarmış öyle? maşallah tütü diyeyim nazarım değmesin..Bi daha kabarmaz falan :)

NeLLy dedi ki...

hep söylerim, annen çok heyecan verici. sırf onun kızısın diye bazen daha sıra dışı şeyler bekliyorum senden de. düşün bakalım n'apabilirsin. :)

Nur. dedi ki...

normal mayalı hamur ya, değişik bişisi yok. ama sen yine de gel kendisine sor. :) bekleriz. :)

Nur. dedi ki...

şu an zengin ve nüfuzlu babasının gölgesinde kalmış oğlanlar gibi hissediyorum kendimi. :/
valla ben kendim de oldukça sıradışı bir insanım, şartlar olgunlaştığında... :P

NeLLy dedi ki...

"daha" kelimesini özellikle kullandım. daha sıra dışı. daha daha! daha daha! :D

Nur. dedi ki...

sıradışı olmak da sıradanlaşınca "daha sıradışı" olmak gerekiyor tabii. haklısın, tamamdır. :)